Potential economic effects of the carbon border adjustment mechanism on Germany and Türkiye


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Ticaret Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, ULUSLARARASI TİCARET ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: PAULİNE SOPHİE SEYFERT

Danışman: Yunus Özcan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türkiye-Almanya ekonomik ilişkileri yüzyıllar boyunca olumlu yönde ilerlemiş ve istikrarlı bir şekilde genişlemiştir. Günümüzde Almanya, Türkiye'nin dış ticaretteki en önemli ortaklarından biri ve ihracat destinasyonudur. Yakın dönemde uygulamaya konulan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (Carbon Border Adjustment Mechanism – CBAM) gibi çevresel ticaret politikaları, iki ülke arasındaki ticari gelişmeleri karşılıklı olarak etkileme potansiyeline sahiptir. Yeşil ticaret politikasının önemli bir örneği olan CBAM, Avrupa Birliği'ne ithal edilen malların emisyon ayak izini bir maliyete bağlayan karbon vergilendirme aracidir. Bu durum, AB ve Türkiye arasindaki ticari iliskiler üzerinde baskı oluşturma potansiyeli vardir. Pigoucu vergilendirme gibi kavramlar, temel teorik çerçeveyi oluşturmaktadır. CBAM; alüminyum, çimento, elektrik, gübre, hidrojen ile demir-çelik sektörlerini kapsamaktadır. Bu tez, CBAM'ın Türkiye ve Almanya arasındaki ticari ilişkilere yönelik olası ekonomik etkilerini ele almakta, özellikle Türkiye'nin Almanya'ya yaptığı demir-çelik ve alüminyum ihracatındaki maliyet etkilerine odaklanmaktadır. Bu iki sektör, CBAM kapsamındaki sektörler arasında ikili ticarette önemli bir ekonomik değere sahiptir. Demir-çelik ve alüminyum sektörlerinde dört haneli Kombine Nomanklatür (CN) kodu bazında toplam ek maliyetler 2019–2024 yılları için yıllık olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, ek maliyetlerin Türkiye'nin Almanya'ya ihracat hacimleri içindeki sektörel dağılımı incelenmiştir. Bulgulara göre, CBAM'dan en fazla etkilenecek sektörün demir-çelik olduğu görülmektedir. Potansiyel maliyetler, CN kodu bazlı emisyon yoğunluğu verileri, karbon fiyatlama düzeyleri ve ihracat ticaret akışları kullanılarak iki farklı senaryo çerçevesinde belirlenmiştir. Türk ihracatçılar açısından maliyet etkileri olacagi ön görülmektedir. Bu etkilerin basinda, fiyat rekabetçiliğinde azalma ve ticaret hacminde düşüş ön görülmektedir. Alman ithalatçılar ise Türkiye'den rekabetçi ürün ve tedarikçilerin azalmasına bağlı olarak artan ürün fiyatları ve tedarik zinciri riskleriyle karşı karşıya kalabilir. Bu riskler, ilgili ikili ticari ilişkilerin korunması ve güçlendirilmesine yönelik politika tedbirlerini gerekli kılmaktadır.