The effects of the resource curse on chad's economic and social development: 2014-2018
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Ticaret Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: SOULEYMANE ABAKAR MAHAMAT
Danışman: CİVELEKOĞLU İLKE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kaynak laneti, Afrika'nın petrol devletlerinin ekonomik büyümesi için bir engel fenomendir. Bu nedenle Afrika'da kaynaklarını başarıyla yöneten ve gelişime dönüştüren çok az ülke vardır. Çad'ın petrolü 2003 yılında petrol şirketleri konsorsiyumu -ExxonMobil, Chevron ve Malezya Petronas ile proje monitörü ve mali asistanı olan Dünya Bankası tarafından çıkarıldı. Dünya Bankası ve Çad hükümeti, petrol uluslararası pazara ihraç edilmeye başlandığında, gelirlerin kalkınma için kullanılacağını kabul ettiler, ancak bugün ampirik sonuç, petrol üretiminin insanların temel ihtiyaçlarını iyileştirmediğini gösteriyor. Ülke, dünyanın en fakir ülkelerinden biri olmaya devam ediyor. Bu çalışmanın amacı, Çad'ın ekonomik ve sosyal gelişimi üzerindeki petrolün etkilerini araştırarak Çad'daki kaynak lanetini eleştirel olarak değerlendirmektir. Bu tez iki teorik faktörün analiz edileceği kaynak laneti teorisini incelemiştir. Her bir faktörde, kaynak lanetini açıklayan etmenler vardır. Bulgular, 2016 yılında petrol talebindeki düşüşün ülkenin petrol ihracatına bağlı olması nedeniyle ülke gelirlerini azalttığını göstermektedir. Çad'ın yatırımlarının çoğu petrol sektöründen geliyor ve bu yüzden petrol yatırımları azaldığında, Doğrudan Yabancı Yatırımlar (DYY) da sert bir düşüş göstermiştir. Ayrıca tez, petrol gelirlerinin cumhurbaşkanı Idriss Deby'nin hükümet ile sivil toplum arasında büyük bir boşluk yaratan güçlü bir siyasi elit oluşturmasına izin verdiğini de gösteriyor. Hükümet, patronaj ağını desteklemek için kamu kaynaklarından yararlanıyor ve bu senaryo Çad'daki kurumları zayıflatmıştır. Ampirik bulgular, petrol üretiminin ülkenin halihazırda kırılgan ekonomisini daha da kötüleştirdiğini ve hükümetin kalkınma iradesi olmadığını ortaya koymuştur.