Türkiye'ye göç eden Suriyeli çocukların sosyalleşme süreci ve eğitim konusunda geliştirilen farklı pratikler
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Ticaret Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, UYGULAMALI SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜNNUR CANPOLAT
Danışman: POYRAZ MUSTAFA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Suriye'deki iç karışıklıktan ve savaş ortamından kaçarak kendilerine bir sığınak arayan milyonlarca göçmen Türkiye'ye sığınmak zorunda kalmıştır. Resmi rakamlara göre Türkiye 3 milyon 600 binden fazla Suriyeliye ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye'de bulunan Suriyeli nüfusunun demografik özellikleri incelendiğinde; 1 milyondan fazla zorunlu eğitim çağında, yarım milyon Suriyelinin ise potansiyel eğitim çağında olduğu görülmektedir. Bu çalışma, çocukların bulunduğu topluma adapte olmasını ve kendi geleceklerini inşa etmelerini sağlamada en etkili aracın eğitim olduğu düşüncesinden hareket edilerek oluşturulmuştur. Çalışmada, Türkiye'ye çocukken sığınmış Suriyeli mülteci gençlerle ve çocuklarla ülkemize göç ettikleri günden bugüne kadar geçen süreçte; literatürde tespit edilen kayıt ve dil sorunu, okul yöneticileri ile öğretmenlerin tutum ve davranışlarından kaynaklanan sorunlar, arkadaşları ile yaşadıkları iletişimsizlik, çocukların çalışmak zorunda bırakılması gibi sorunlarda nelerin değişip-değişmediğini anlama amacıyla görüşmeler yapılmış, okulda yaşadıkları bütün sürecin genel bir değerlendirmesi de yapılmıştır. Bunların yanı sıra çocukların okul dışındaki sosyalleşmeleri de çalışmamızın bir bölümünü oluşturmaktadır. Çalışma, nitel araştırma yöntemi kullanılarak Başakşehir, Şahintepe, Güvercintepe ve Göçmen Konutları'nda yapılan uygulamalı bir alan çalışmasıdır. Alan çalışması 2019 Nisan ve Mayıs aylarında gerçekleştirilmiştir. Kartopu yöntemi ile ulaşılan 25 aileden 79 kişilik bir örneklem guruba ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; örneklemlerimizin çoğunluğunun Arap kökenli Suriyeli olduğu tespit edilmiştir. Buna bağlı olarak Türk okuluna giden gruplar dil sorunu, okul öğretmenleri ve arkadaşları ile yaşadıkları iletişim sorunları, bunların yanı sıra anlatılan dersleri anlayamama ve konulara vakıf olamama, ödevlerini yapamama gibi oldukça önemli problemler yaşamışlardır. Türk okuluna gitmeyi tercih eden veyahut bir süre sonra Türk okuluna gitmeye karar veren örneklemlerin eğitimi önündeki sorunlarının bugün itibariyle aşıldığı tespit edilmiştir. Ancak ilkokula 2. 3. veya 4. sınıftan itibaren 6 gitmeye başlayan çocuklar, ilkokula 1. sınıftan başlayan çocuklara göre bu süreci daha zor geçirmişlerdir. Ancak son iki yıldır bütün ilkokullarda açılan Türkçe kursları ile bu soruna da çözüm getirilmiştir. Açılan bu kurslar ile Türkçesi iyi olmayan Suriyeli çocukların dillerini geliştirmeleri ve buna bağlı olarak da eğitime daha hızlı entegre olmaları sağlanmıştır. Devlet yetkileri, Suriyeli çocukların ileriki eğitim hayatlarında sorun yaşamamaları için sadece devlet okullarına gitmelerini sağlamak amacıyla Arap okullarının kapatılmasına karar vermiştir. Bu nedenle Türkiye'ye geldikleri andan itibaren kendi dillerinde eğitim almayı tercih eden örneklemler, bu yıl itibariyle devlet okullarına gitmeye başlayacaklardır. Bu çocuklar, Türkçeyi anlama kabiliyetlerini daha çok geliştirmiş, ancak konuşma becerilerini oldukça az geliştirebilmişlerdir. Bu durumda olan örneklemlerin bu süreci daha kolay atlatmaları için sadece ilkokullarda oluşturulan Türkçe kurslarının orta ve liselerde de oluşturulması gerekmektedir. Aksi takdirde özellikle özel Türkçe eğitimi almaya imkanı olmayan örneklemlerin, eğitimlerinde başarısızlığa uğramaları neticesinde okullarını terk etmeleri ile sonuçlanacaktır. Okullaşmış örneklemlerin okul dışındaki sosyalleşmeleri konusunda da önemli bir yol alınmıştır. Türkiye'ye geldikleri andan itibaren çalışmak zorunda kalan örneklemler ise uyum sağlayabilme noktasında dezavantajlara sahip oldukları için sosyal uyum sağlamada zorluk çekmektedirler. Ayrıca kimlikleri olmadığı için okullaşamayan örneklemlerin de ileriki yıllarda sosyal uyum sorunu yaşayabilecekleri ön görülmektedir.