AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ VE TÜRK HUKUKUNDA YAŞAM HAKKI: ÖTANAZİ SORUNU


Creative Commons License

Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Ticaret Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NERGİZ GAMZE DEMİR

Danışman: Abdülkadir Akıl

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yaşam hakkı hem ulusal mevzuatlarda hem de uluslararası belgelerde koruma altına alınan, "üstün hak" olarak nitelendirebileceğimiz, diğer tüm hak ve özgürlüklerin varlık sebebidir. Yaşam hakkının dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez özelliği yaşamın kutsallığını ön plana çıkarmaktadır. Özellikle devletleri aynı amaç etrafında toplayan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin kabul edilmesiyle yaşam hakkı bir üst boyuta taşınmıştır. Bu sürecin devamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kurulmasıyla yaşam hakkı ihlallerine yönelik etkili bir denetim mekanizması oluşturulmuştur. Yaşam hakkının dokunulmaz ve en birincil hak olmasına karşılık yaşam hakkının vazgeçilmezliği konusunda "ötanazi sorunu" gündeme gelmektedir. Ötanazi, iyi, hoş, kolay ölüm anlamlarına gelen, tedavisi mümkün olmayan hastalıklara sahip, sürekli acı ve ızdırap içinde bulunan hastaların acılarını sona erdirmek için uygulanmaktadır. Antik çağlardan günümüze kadar geçen süreçte ötanazinin kabul edilebilir olup olmadığı sürekli olarak tartışılmıştır. Ancak ötanazi uygulamasının bir ihtiyaç olarak kendini göstermesi, kişinin kendi kaderini tayin hakkı kapsamında yaşam hakkı kadar ölümün de bir hak olup olmadığını gündeme getirmiştir. Ötanazi kimi ülkelerde yasal olarak kabul edilmişken kimi ülkelerde ise yaşam hakkı üstün tutulmuş ve ötanazi yasal hale getirilmemiştir.