Kalem Kitabevi Yayınları, İstanbul, 2026
Eserin ortaya çıkışının temeli belgesel film çalışmalarına dayanmaktadır. Bu çalışmalar sırasında oluşan soruların cevaplarını aramak için Türkistan coğrafyası şehirler ekseninde analiz edilmiştir.
Türklerin anayurdu olan Türkistan, önce Rus ve Çin işgalleri sonucu ikiye bölünmüştür. Batı Türkistan, Sovyetler Birliği döneminde bir kez daha bölünerek beş ayrı parçaya ayrılırken, Doğu Türkistan ise önce Çin Cumhuriyeti ardından Çin Halk Cumhuriyeti'nce işgal ve ilhal edilmiştir. Diğer yandan 19. yüzyıla kadar Türkistan coğrafyasının bir uzantısı durumuna olan Afganistan ve Kuzey Hindistan da İngilizlerin bu bölgeleri ele geçirmesiyle bu görünümünü kaybetmiş, tarihsel miras gözlerden ırak bir görünüme bürünmüştür. Dolayısıyla Türk tarihinin başladığı ve Türk medeniyetinin teşekkül ettiği Türkistan coğrafyası dünyanın gözlerinden uzaklaştırılmış, sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikler, dünya uygarlığına katkılarının üstü örtülmüştür. Bunun sonucu bu kadim Türk anayurdu kayıp coğrafyalar haline getirilmiştir. Ortaya çıkan bu kopukluk, Türkiye kamuoyunda da etkisini göstermiş, Türkiye Türklerinde büyük bir bilgi boşluğuna yol açmıştır.
Eldeki çalışma, bu konuda literatüre katkı sunabilmeyi amaçlamaktadır. Bunun için unutulmuş kadim Türkistan şehirleri, dünya tarihine yön veren olayların yaşandığı mekanları, İslam medeniyetine beşiklik etmiş yerler merkez alınarak, dikkatler tarihin tozlu sayfalarının üstünü örttüğü gerçeklerin üzerine çekilmeye çalışılmıştır.
Araştırmada yöntem olarak belge ve kaynak incelemeleri ile literatür taramalarının yanı sıra sahada yapılan araştırma ve gözlemlerden yararlanılmıştır.
The basis of this work lies in documentary film studies. To answer the questions that arose during these studies, the geography of Turkestan was analyzed focusing on its cities.
Turkestan, the homeland of the Turks, was first divided into two as a result of Russian and Chinese occupations. Western Turkestan was divided once again during the Soviet Union era into five separate parts, while Eastern Turkestan was occupied and annexed first by the Republic of China and then by the People's Republic of China. On the other hand, Afghanistan and Northern India, which were extensions of the Turkestan geography until the 19th century, lost this appearance with the British takeover of these regions, and their historical heritage became hidden from view.
Consequently, the Turkestan geography, where Turkish history began and Turkish civilization was formed, was removed from the world's sight, and its historical and cultural riches and contributions to world civilization were obscured. As a result, this ancient Turkish homeland became a lost geography. This resulting disconnect has also affected Turkish public opinion, leading to a significant knowledge gap among Turkish people in Turkey.
This study aims to contribute to the literature on this subject. To this end, it focuses on forgotten ancient cities of Turkestan, locations where events that shaped world history took place, and places that cradled Islamic civilization, drawing attention to the truths obscured by the dusty pages of history.
The research utilizes document and source analysis, literature reviews, and field research and observations as its methodology.