Eko-Terörizm Kavramı Üzerine Bir Tartışma: Yeryüzü Kurtuluş Cephesi ve Hayvan Kurtuluş Cephesi’nin Analizi


Creative Commons License

GENÇ YILMAZ A.

Marmara Üniversitesi siyasal bilimler dergisi (online), cilt.10, sa.2, ss.292-311, 2022 (Hakemli Dergi) identifier

Özet

11 Eylül’ün ertesinde bir hayli tartışmalı terörizm kavramını yeniden tanımlamaya yönelik genişçe bir akademik tartışma ortaya çıkmıştır. Bir taraftan, siyasal otoriteler ve genel olarak güvenlik kurumları kavramın anlamını genişletmeye başlarken, diğer taraftan çok sayıda araştırmacı temel hak ve özgürlüklerin istismarını engellemek amacıyla terörizm kavramının sınırlarını çizmek ve ona belirli ve nesnel bir tanım vermek için çaba sarf etmiştir. Bu süreçte, uluslararası terörizmin yükselişine yönelik artan ilgiye rağmen, diğer taraftan, ABD’de bir başka terörizm türü – yerel terörizm – kendini göstermiş ve beraberinde tartışmaları tetiklemiştir. 2000’li yıllarda FBI masum insanların mülkiyetine yönelik zarar verdikleri ve terörist saldırılar düzenledikleri gerekçesiyle eko-terörizmi ABD için en önemli tehlike olarak gördüğünü açıklamıştır. Bu çalışma, bir ekolojik örgütlenme olarak Yeryüzü Kurtuluş Cephesi ve hayvan hakları örgütlenmesi olarak Hayvan Kurtuluş Cephesi’ni analiz etmektedir. Çalışma, bu hareketlerin stratejileri ve kundaklama ve genel olarak mülkiyeti yok etmeye yönelik faaliyetlerini incelemek suretiyle terörist olarak sınıflandırılıp sınıflandırılamayacağını tartışmaktadır. Bunun için çalışma, Ganor’ıun terörizm tanımını kullanacaktır. Eko-terörizm üzerine yapılacak tartışma üzerinden, çalışma, Ganor’ın terörizm tanımının eksik ve yetersiz yanlarını ortaya koyacak ve daha iyi yapılandırılmış bir terörizm tanımı sağlamak amacıyla gerekli kriterleri göstermeye çalışacaktır. Bu doğrultuda, terörizm için önerilen tanımların bir fiilin sivillere yönelik olduğunda mı şiddet içerdiği yoksa mülkiyete yönelik olduğunda dahi şiddet içeren eylem olarak nitelendirileceği hususunda karar vermesi gerekmektedir. Ayrıca, ortaya konulacak yeni tanım, sivil hedeflerin kim ya da neler olduğunu da açık bir biçimde betimlenmelidir. Son olarak, ELF ve ALF eylemlerinin insanlar arasında korku yaratıp yaratmadığı üzerinden değerlendirilmesi gerçekleştirilmelidir. Bu sonuncu kriter Ganor’un tanımının eksik yanını da açığa çıkarmaktadır
In the aftermath of 9/11, a vast scholarly debate has arisen to redefine the highly contested concept of terrorism. On one side, political authorities and security institutions gradually expanded the term’s meaning. On the other side, many scholars intended to give an objective and precise definition to prevent the abuse of fundamental rights and freedoms in the name of the war against terrorism. During the same period, despite the increasing attention given to the rise of international terrorism, in the US, another type of terrorism – domestic terrorism – has shown up and triggered a series of debates. In the 2000s, the FBI defined eco-terrorism as the most dangerous threat for the US as ecological groups damaged the property of innocent civilian people and committed terrorist attacks. This paper analyzes two ecological and animal rights movements (Earth Liberation Front, ELF and Animal Liberation Front, ALF). It focuses on these movements’ strategies and activities, such as arsons, monkey- wrenching and property damage to decide whether they can be classified as terrorists. For doing that, the article uses Ganor’s definition of terrorism. Through the debate on eco-terrorism, the article aims to put forward the still imprecise part of Ganor’s definition and demonstrate the necessary criteria to be established to provide a well-structured definition for the concept of terrorism. In this regard, the definitions suggested for terrorism must decide whether an act is accepted as violent when directed toward a civilian or property damage can be conceptualized as violent. Moreover, the newly established definition must clearly explain who or what civilian targets are. Finally, the acts committed by the ELF and ALF must be evaluated on the ground of fear they provoked among people. This last criterion reveals the missing part of Ganor’s definition