I. ULUSLARARASI AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİ KONFERANSI, İstanbul, Turkey, 16 - 17 February 2026, pp.76, (Summary Text)
Günümüz savaşları
sivil nüfusu doğrudan etkileyen, zorunlu göç ve yerinden edilme süreçlerinin
merkezde olduğu bir niteliğe sahiptir. Savaşın öznesi haline gelen siviller ve
özellikle göçmen aileler, korunması gerekli olan sosyal yapılar değil aynı
zamanda savaşın insani boyutunun görünür kılan temel bir referans noktasıdır.
Bu süreçte geliştirilen politikalar, insani yardım pratikleri ve medya
anlatıları, göçmen ailelere yönelik pratiklerin ötesinde aileye yönelik
toplumsal algının da şekillenmesine katkı sunmaktadır. Haber bültenleri,
belgeseller ve insani yardım kampanyalarında çocuk ve kadınların sınır
geçişleri, bekleyişleri dağılmış aile imgesi üzerinden sunulan sahnelerle
savaşın etkilerini aile birimi üzerinde duygusal bir çerçeve aracıyla görünür kılınmaktadır.
Bu anlatı ve imge temsilleri, göçmen aile olgusunu kırılganlık, korunma ve
dayanışma eksenin konumlandırarak savaş ve göç deneyimi arasındaki toplumsal
algının nasıl anlamlandırıldığını göstermektedir.
Türkiye bağlamında,
Suriye iç savaşında ülkeye yönelen göçmen aileler, bu temsil çerçevesinin
somutlaştırıldığı bir vaka sunmaktadır. Medyada karşılaşılan bombardımandan
kaçan çocuk ve kadınlar, sınır kapılarında bekleyen veya geçici barınma
merkezide yaşamlarını sürdürmeye çalışan ailelere odaklanan anlatılar, aile,
savaş ve yerinden edilme deneyiminin temsilinde merkezi bir role sahiptir.
Suriyeli aileleri evrensel bir mağduriyet figürü olarak çerçevelendiren insani
yardım kampanyaları ve medya anlatıları göç sürecinde aileyi korunma,
duyarlılık ve dayanışma etrafından anlam kazanan bir toplumsam birim olarak
anlam üretmek için konumlandırmaktadır. Suriyeli ailelerin yaşadığı parçalanma,
belirsizlik ve yeniden kurma çabalarını kültürel hafızanın bir parçası haline
getirerek, savaş ve göç deneyiminin aile üzerinden nasıl algılandığını
şekillendirmektedir. Çalışma, Savaş ve göç bağlamında göçmen aile temsillerinin
aileye ilişkin toplumsal algı ve hafızayı nasıl şekillendirdiğini
incelemektedir.