Mekansal Geçişlerle İmaj İnşası Bağlamında Harry Potter Filmlerinde İngiltere'nin İdealize Edilmiş Kültürel Temsili


Creative Commons License

Şahin C.

ISARC 9th International Selçuk Scientific Research Congress., Konya, Türkiye, 14 - 15 Mart 2026, ss.105-115, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Konya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.105-115
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Ticaret Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Harry Potter serisi, 1997'de yayınlanan ilk romanıyla başlayarak kısa sürede dünya çapında bir fenomen haline gelmiş fantastik edebiyat eseridir. Yedi kitaplık roman serisinin ardından sekiz filmle görselleştirilen yapım, 80 dile çevrilmiş ve 500 milyondan fazla satış rakamına ulaşarak küresel ölçekte milyonlarca izleyiciye ulaşmıştır. Serinin bu denli geniş bir kitleye hitap etmesi, özellikle çocuk ve genç izleyicilerin İngiltere'yi ilk kez bu filmlerdeki anlatılar ve sahneler üzerinden anlamlandırmasına yol açmıştır. Bu durum, Harry Potter yapımını İngiltere'nin kültürel bir tanıtıcısı haline getirmektedir. Bu çalışmada, Harry Potter film serisinde İngiltere'nin nasıl bir kültürel temsille sunulduğu, mekansal geçişler ve imaj inşası bağlamında incelenmiştir. Araştırma kapsamında, normal dünya ile büyülü dünya arasındaki geçişlerde öne çıkan mekanlar ile İngiltere'nin sınıfsal ve kültürel yapısını temsil eden yapılar betimsel analiz ve göstergebilimsel analiz yöntemleri birlikte kullanılarak çözümlenmiştir. Betimsel analizle mekanların fiziksel özellikleri ortaya konulurken, göstergebilimsel analizle bu mekanların taşıdığı kültürel anlamlar çözümlenmiştir. Çalışmanın bulguları, Harry Potter filmlerinde büyülü dünya ile gerçek dünya arasında keskin bir ayrım yapılmadığını, aksine bu iki dünyanın iç içe geçmiş bir süreklilik içinde sunulduğunu göstermektedir. Sıradan Londra sokakları, tarihi tren istasyonları, geleneksel publar ve farklı sınıfsal özellikler taşıyan evler, büyülü anlamlar yüklenerek idealize edilmiş bir İngiltere imajı inşa etmektedir. Rowling'in "sadece İngilizler kuralı" ve filmlerde gerçek İngiliz mekanlarının kullanılması, bu temsilin bilinçli bir tercih olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Harry Potter filmleri aracılığıyla İngiltere; tarihi ve görkemli, pastoral ve sıcak, gizemli ve büyülü, geleneksel ve kültürel yönleriyle idealize edilerek küresel izleyicinin zihninde olumlu bir ülke imajı oluşturulmaktadır.