Anayasa Mahkemesinin Manevi Tazminat Kararlarının Giderim Yönünden İncelenmesi
in: Dosyayı görüntüleyin Prof. Dr. Servet Armağan Armağanı, Prof. Dr. Abdurrahman EREN, Editor, Filiz Kitabevi, İstanbul, pp.521-578, 2026
- Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
- Publication Date: 2026
- Doi Number: 10.64161/filiz.9786258585575
- Publisher: Filiz Kitabevi
- City: İstanbul
- Page Numbers: pp.521-578
- Editors: Prof. Dr. Abdurrahman EREN, Editor
- İstanbul Ticaret University Affiliated: Yes
Abstract
Moral compensation is the payment of an appropriate price in return for
moral damage. The determination of moral damages is quite difficult as it cannot
be done in an objective and mathematical manner. For this reason, although it is
left to the discretion of the judge, the determination of compensation is not
unlimited. About these criteria and its limits, it is possible to assume several
outcomes and some criteria that are set as limits via individual application
decisions of the Constitutional Court. Article 50 of Law No. 6216 stipulates that if
the Constitutional Court determines that the right subject to the application has
been violated as a result of the examination of the merits of an individual
application, it may order a retrial, and if there is no legal benefit in a retrial, it may
decide on an appropriate compensation to be determined by itself. Since the first
individual application decision of the Constitutional Court in 2012, there are 3716
decisions in which it has ruled for non-pecuniary damages due to the lack of a
legal benefit in holding a retrial. In the study, all of these decisions are examined
and a conclusion about the criteria taken into consideration by the Constitutional
Court is tried to reach. Based on the criteria and its limits set by the Constitutional
Court, a conclusion is tried to be reached on whether the amount of the
compensation decided by the Court is appropriate in terms of reperation.
Manevi tazminat, manevi zararın karşılığı olarak uygun bir bedelin
ödenmesidir. Manevi tazminatın belirlenmesi, objektif ve matematiksel şekilde
yapılamadığından oldukça zordur. Bu sebeple manevi tazminat miktarının
belirlenmesi kanuni düzenlemeyle hâkimin takdirine bırakılmışsa da bu takdir
sınırsız değildir. Tazminat miktarının belirlenmesi sürecinde sınır olarak
belirlenen ölçütler hakkında, Anayasa Mahkemesinin manevi tazminata ilişkin
verdiği bireysel başvuru kararlarından hareketle çıkarımlar yapmak mümkündür.
6216 sayılı Kanunun 50. madde hükmünde, Anayasa Mahkemesinin bir bireysel
başvurunun esasının incelenmesi sonucunda başvuru konusu hakkın ihlal
edildiğini tespit etmesi hâlinde yeniden yargılama yapılmasına, yeniden yargılama
yapılmasında hukuki bir yarar bulunmaması hâlinde kendi belirleyeceği, uygun
bir tazminata karar verebileceği düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 2012
yılında vermiş olduğu ilk bireysel başvuru kararından itibaren yeniden yargılama
yapılmasında hukuki bir yararın bulunmaması sebebiyle manevi tazminata
hükmettiği dört binden fazla kararı bulunmaktadır. Çalışmamızda bu kararların
tamamı incelenerek başvurucuların ihlal edilen hakları bakımından Anayasa
Mahkemesinin dikkate aldığı ölçütler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Anayasa
Mahkemesinin belirlemiş olduğu söz konusu kriterler dikkate alınarak, kararlarda
Mahkemece uygun görülen tazminat bedellerinin giderim yönünden isabetli olup
olmadığı hakkında bir sonuca varılmaya çalışılmıştır.