I. ULUSLARARASI AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİ KONFERANSI , İstanbul, Türkiye, 16 Şubat - 17 Mart 2026, ss.36, (Özet Bildiri)
Türkiye’de çift gelirli ailelerde iş stresinin iş–yaşam dengesi üzerindeki etkileri son yıllarda daha görünür hale gelmiştir. Uzun çalışma saatleri, artan iş talepleri ve esnek olmayan çalışma düzenleri, aile içi zaman yönetimini zorlaştırarak iş ve özel yaşam arasındaki sınırları belirsizleştirmektedir. Bu durum, bireylerin psikolojik iyi oluşunu, aile ilişkilerini ve yaşam doyumunu olumsuz etkileyebilmektedir Çalışmada, Türkiye’ye ilişkin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) göstergeleri ile güncel ampirik araştırmaların gözden geçirilmesi yoluyla bütüncül bir çerçeve sunulmaktadır. Öncelikle haftalık ortalama çalışma saatleri, iş–yaşam dengesi endeksleri, kadın istihdamı ve bakım yüküne ilişkin yapısal göstergeler kullanılarak Türkiye’nin iş–yaşam dengesi profili betimlenmiştir. Ardından, iş stresi, iş–aile çatışması ve iş–yaşam dengesi ile ilişkili psikolojik sonuçları inceleyen güncel çalışmalar değerlendirilmiştir. Bulgular, yüksek iş taleplerinin ve zaman baskısının duygusal tükenme, rol çatışması ve ilişki gerilimiyle ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. İş–yaşam dengesizliği, bireysel iyi oluş ve aile işlevselliği üzerinde olumsuz sonuçlar doğururken; algılanan eş desteği, esnek çalışma modelleri ve sosyal destek mekanizmaları bu etkileri hafifletici bir rol oynamaktadır. OECD verileri, Türkiye’de yapısal kırılganlık alanlarının bulunduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, esnek çalışma düzenlemelerinin yaygınlaştırılması, ebeveyn izni uygulamalarının güçlendirilmesi, bakım hizmetlerine erişimin artırılması ve kurumsal psikososyal destek mekanizmalarının geliştirilmesi, iş stresinin aile yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmada kritik öneme sahiptir. Çalışma, çift gelirli ailelerin karşılaştığı psikososyal riskleri bütüncül bir çerçevede ele almakta ve aileyi güçlendirmeye yönelik politika önerileri sunmaktadır.
In Turkey, the impact of work stress on work-life balance in dual-income families has become more evident in recent years. Long work hours, increasing job responsibilities, and inflexible schedules make managing time within the family difficult, blurring the lines between work and personal life. This situation can adversely affect individuals' mental health, family relationships, and overall life satisfaction. The study provides a comprehensive framework by reviewing the Organization for Economic Co-operation and Development (OECD) indicators for Turkey, along with current empirical research. First, Turkey's work-life balance profile is outlined using weekly average working hours, work-life balance indices, female employment rates, and structural indicators related to care responsibilities. Next, recent studies examining work stress, work-family conflict, and psychological outcomes related to work-life balance are reviewed. The results indicate that high job demands and time pressure are associated with emotional exhaustion, role conflict, and relationship difficulties. Work-life imbalance negatively impacts individual well-being and family functioning, while perceived spousal support, flexible work arrangements, and social support mechanisms help mitigate these effects. OECD data highlight structural vulnerabilities within Turkey. Therefore, expanding flexible work options, strengthening parental leave policies, increasing access to care services, and developing organizational psychosocial support are crucial for reducing the negative effects of work stress on family life. The study explores the psychosocial risks faced by dual-income families within a comprehensive framework and offers policy recommendations to strengthen the family unit.