Alacaklıdan Kaynaklanan İmkânsızlık ve Hukukî Sonuçları


Creative Commons License

ER A. Z.

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt.12, sa.2, ss.723-742, 2026 (TRDizin)

Özet

İmkânsızlık, sözleşmenin geçerli olarak kurulmasına veya geçerli olarak kurulmuş olan bir sözleşmenin ifa edilmesine engel olur. Hem başlangıçtaki hem de sonraki imkânsızlığın alacaklıdan kaynaklanması mümkündür. Alacaklı sözleşmenin ifasını kasti veya ihmali bir davranışı ile imkânsız hale getirebilir. Bazı durumlarda ise imkânsızlık alacaklının herhangi bir kusuru bulunmaksızın onun risk alanında meydana gelir. Başlangıçtaki imkânsızlık halinde alacaklının tazminat yükümlülüğü culpa in contrahendo sorumluluğu kapsamında belirlenir. Konu hakkında tartışma yaratan esas durum alacaklıdan kaynaklanan sonraki imkânsızlıkta alacaklının karşı edim yükümlülüğünün akıbetinin nasıl sonuçlanacağıdır. Nitekim Türk Borçlar Kanunu kapsamında ifa imkânsızlığının sonuçları borçlunun sorumluluk durumu esas alınarak düzenlenmiştir. Bu nedenle alacaklının sorumlu olduğu imkânsızlık halinde kanunda yer alan genel imkânsızlık hükümlerinin öngördüğü sonuçların uygulanıp uygulamayacağının incelenmesi gerekir.
Impossibility prevents either the valid formation of a contract or the performance of a contract that has already been validly concluded. Both initial and subsequent impossibility may arise from the creditor. The creditor may render the performance of the contract impossible through intentional or negligent conduct. In some cases, however, impossibility occurs within the creditor’s sphere of risk without any fault on their part. In cases of initial impossibility, the creditor’s liability for damages is determined within the framework of culpa in contrahendo. The main issue giving rise to debate concerns the fate of the creditor’s counter-performance obligation in cases of subsequent impossibility attributable to the creditor. Indeed, under the Turkish Code of Obligations, the consequences of impossibility of performance are regulated on the basis of the debtor’s liability. Therefore, it is necessary to examine whether the general provisions on impossibility set forth in the law are applicable in cases where the creditor is responsible for the impossibility.