III. Endüstri ve Örgüt Psikolojisi Kongresi, İstanbul, Türkiye, 8 - 09 Mayıs 2026, (Özet Bildiri)
Modern iş yaşamında bireylerin giderek yalnızlaşması, çalışanların psikolojik sağlığı üzerinde kritik bir risk unsuru oluşturmaktadır. Bu çalışma, duygusal zekanın örgütsel duygusal bağlılık ve iş tatmini üzerindeki etkisinde iş yaşamı yalnızlığının aracılık rolü ve çalışma düzeninin (ofis vs. uzaktan/hibrit) bu ilişkileri düzenleyici rolünü araştırmaktadır. Alan yazında duygusal zeka ile iş tatmini ve örgüte duygusal bağlılık arasındaki ilişki yaygın olarak araştırılmasına rağmen, işyeri yalnızlığının ve çalışma biçiminin bu ilişkilere etkisi henüz yeterince incelenmemiştir. Bu araştırmanın söz konusu boşluğa katkı sağlaması amaçlanmaktadır.
Araştırmada nicel yöntem kullanılmış olup veriler özel ve kamu sektöründe tam zamanlı çalışan, en az altı ay deneyimli 157 kadın ve 157 erkek olmak üzere toplamda 314 katılımcıdan toplanmıştır. Katılımcılara uygun örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemleri ile ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak Schutte duygusal zeka ölçeği, iş yaşamı yalnızlığı ölçeği, örgüte duygusal bağlılık ölçeği ve iş tatmini ölçeğinin kısa formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimleyici istatistikler ve korelasyon analizi için SPSS, düzenleyici aracılık etkilerini sınamak için ise PROCESS eklentisi (Model 7) kullanılarak analiz edilmiştir.
Araştırma bulguları, çalışma düzeninin duygusal zeka ile iş yaşamı yalnızlığı arasındaki ilişkiyi anlamlı biçimde düzenlediğini ortaya koymaktadır. Uzaktan ve hibrit çalışanlarda yüksek duygusal zekanın iş yaşamı yalnızlığını azaltıcı etkisinin ofiste çalışanlara kıyasla daha güçlü olduğu saptanmıştır. Bunun yanı sıra, iş yaşamı yalnızlığının duygusal zeka ile örgütsel duygusal bağlılık arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı rol üstlendiği ve bu aracılık etkisinin uzaktan/hibrit çalışanlarda daha belirgin olduğu görülmüştür. Benzer biçimde, iş yaşamı yalnızlığının duygusal zeka ile iş tatmini arasındaki ilişkide de anlamlı bir aracılık işlevi gördüğü ve bu dolaylı etkinin uzaktan ve hibrit çalışanlarda ofiste çalışanlara kıyasla daha güçlü bir seyir izlediği belirlenmiştir.
Bu araştırma, kurumların dijital dönüşüm sürecinde karşılaştıkları yalnızlık ve psikolojik kopuş risklerini yönetmelerine yönelik uygulanabilir bir çerçeve sunmaktadır. Elde edilen sonuçlar, duygusal zeka ile iş yaşamı yalnızlığı arasındaki ilişkinin çalışma biçimine göre farklılaştığını ortaya koyarak alanyazına teorik katkı sağlamaktadır. Bu doğrultuda kurumların, çalışanların psikolojik iyi oluşunu merkeze alan insan kaynakları politikaları geliştirmesi ve duygusal zeka odaklı programlara yatırım yapması önerilmektedir. Bununla birlikte, kesitsel tasarım ve örneklem özellikleri bulguların genellenebilirliğini sınırlandırmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Duygusal zeka, iş yaşamı yalnızlığı, örgüte bağlılık, iş tatmini, çalışma biçimi