HUKUKA UYGUNLUK SEBEPLERİNİN MADDİ KOŞULLARINDA HATA: YARGITAY KARARLARININ TEORİK YAKLAŞIMLAR IŞIĞINDA SİSTEMATİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ


Abanoz Öztürk B.

Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt.16, sa.1, ss.620-678, 2026 (TRDizin)

Özet

Bu çalışmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 30. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen hukuka uygunluk sebeplerinin maddi koşullarında hata konusunda verilen Yargıtay kararları teorik yaklaşımlar ışığında sistematik olarak incelenmiştir. TCK m. 30/f. 3’e göre, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin koşullarında kaçınılmaz bir hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır. Fakat düzenlemede, kaçınılmaz hatanın ne anlama geldiği ve bu hatadan nasıl yararlanılacağı açıkça belirtilmemiştir. Benzer şekilde, kaçınılabilir hatanın hukuki sonucu da açık değildir. Bu yönüyle düzenleme, konunun öğretide ve yargı uygulamasında tartışmalı bir alan olarak kalmasına neden olmaktadır. Çalışmada, hukuka uygunluk sebeplerinin maddi koşullarında hataya ilişkin yapılan sistematik tarama sonucunda tespit edilen toplam 126 Yargıtay kararı incelenmiştir. Yargıtay kararlarında bu hatanın hukuki niteliğine ilişkin yorum birliğinin sağlanamadığı görülmüştür. Bazı kararlarda, bu hatanın failin kastını ortadan kaldırdığı ve “beraat kararı” verildiği; bazı kararlarda ise kusurunu ortadan kaldırdığı ve bu nedenle “ceza verilmesine yer olmadığı” yönünde kararlar verildiği tespit edilmiştir. Fakat Yargıtay son yıllarda istikrarlı bir şekilde, hukuka uygunluk sebeplerinin maddi koşullarında kaçınılmaz hataya düşen failin kastının ortadan kalktığını kabul etmektedir. Bu yönüyle, Yargıtay’ın söz konusu hata kaçınılmaz olduğunda, kanun koyucunun tercihinin dışına çıkarak öğretideki baskın görüşü esas aldığı, fakat hata kaçınılabilir olduğunda madde gerekçesine uygun kararlar verdiği tespit edilmiştir. Kanun koyucunun tercihinin eleştirilebilir ve eksik yönleri olmakla birlikte düzenlemeye yeni anlamlar yüklemeye çalışmak daha büyük sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle çalışmada, Yargıtay kararlarının sistematik bir değerlendirmesini sunmak ve bunların teorik ceza hukuku yaklaşımlarıyla karşılaştırmasını yaparak uygulayıcılar için yol gösterici ve yorum birliğine katkı sağlayıcı bir çerçeve ortaya koymak amaçlanmıştır.