Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık, Türkiye
Tez Danışmanı: Mehmet Emin Şalgamcıoğlu
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Çalışma, madun olarak kavramsallaştırılan kitlenin post-kolonyal tartışmalar ve post-yapısalcı bakış arakesitinde nasıl ötekileştiği üzerinde temellenmektedir. Bahsedilen hal meseleyi politik bir tabana taşımış, Foucaultcu bir tavırla özne-iktidar anlaşmasının bozulmasının getirdiği rizomatik yaşam biçimleri bu altlıkla ele alınmıştır. Post-kolonyal araştırmaların ve madun tartışmalarının merkezine oturan, Spivak’ın “Madun konuşabilir mi?” sorusu tezin temel yörüngesini belirlemiştir. Bu sorunun eleştirel tutumunun arkasında, kentte daimi olarak ötekileştirilen kitlelerin kentin geri kalanı ile ilişkilenme biçimini anlamaya dair bir arzu yatmaktadır. Tezde madun ve ötekileşme halleri, farklı çeviri biçimleri ile anlaşılmaya çalışılmıştır. Burada amaç; konuşmaları duyulmayan maduna dair çeşitli eksenlerden bir dil çözümü üretmektir.
Tezde çeviri olgusu bir çeviren ve çevrilen ilişkisi üzerinden ele alınmaz. Aksine bahsedilen aktörlerin birbiri içerisinde eridiği ve çoklandığı sonu gelmeyen ve sürekli yeni çevirileri arzulatan bir olgu olarak görülmektedir. Böyle bir bakış beraberinde çeviri enstrümanlarını da çoklamayı getirmiştir. Dolayısıyla yalnızca sözsel bir okuma değil, mekânsal ve kent deneyimlerini de içine alan imajinatif çözümlemeler ile farklı çeviri okumaları yapılmıştır.
Bu esnada kente bakışın göçebelik üzerinden şekillendiğini söylemek önemlidir. Metropol olgusu, içerdiği bitmez tükenmez yapım yıkım edimleri ile göçebe bir coğrafya olarak tariflenmiş, ötekiliği çağıran ve öteki tarafından çağrılan mekan karakterleri müsvettelik üzerinden yüzergezer bir altlıkla kavramsallaştırılmıştır.
Bu kapsamda öncelikle madun olarak tartışılan kitlenin kentteki tezahürleri araştırılmış, çeşitli pilot çalışmalar sonucunda İstanbul’da bulunan kağıt toplayıcılar ele alınmıştır. Kağıt toplayıcılar kentin oldukça büyük bir kesimini oluşturmakta, aynı zamanda atık toplama, ayrıştırma ve dönüştürme üzerinden ciddi bir iş kolunu tariflemektedir. Buna rağmen iş üretimleri ve hatta yaşam biçimleri kanunen illegal kabul edilmektedir. Özne-iktidar anlaşmasının belirgin bir biçimde bozulduğu bu kitle ve kentin geri kalanı arasındaki gerginlik darp, taciz, dışlama gibi problem setlerinin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple çoğunlukla sesleri duyulmamakta, gündelik yaşantıları bilinmemektedir. Literatürde de kağıt toplayıcılar ile ilgili derinlemesine veri oldukça sınırlıdır. Dolayısıyla tez, İstanbul’da bulunan ve madun olarak kodlanan kağıt toplayıcıların yaşam biçimleri, mekan kurma stratejileri ve kenti algılama hallerinin anlaşılması üzerine kurulmuştur. Çalışmanın özgün tarafını üreten eksenlerden birisi burasıdır.
Araştırmada, gömülü kuram ve etnografya metodolojileri karma bir biçimde yer almaktadır. Gömülü kuram araştırmalarında veri setinin kavramsal tartışmadan önce geldiği geleneksel tip değil, beraber yürüdüğü ve birbirine sürekli olarak müdahale ettiği yapılandırmacı tip kullanılmıştır. Bu durum metodolojinin geleneksel yapısını da bozarak mekan çözümlemeleri, kartografik üretimler gibi çeşitli çıktıları meselenin içine katmıştır. Daha önce anlatılmış olan çeviriye dair kavramsal bakış da metodolojiye iliklenerek tezin bir diğer özgün tarafını oluşturur. Böylelikle kuram, veri seti ve metodoloji hemhal olarak holistik bir çerçeve kurulmuştur.
Araştırmacı kağıt toplayıcılar ile yaptığı inceleme esnasında öncelikle İstanbul içerisinde çeşitli yönlendirmeler doğrultusunda bir alan seçmiştir. İllegal olan iş üretimlerinde yerlerinin bilinmesini istemedikleri için tezde bu alan, Alan X olarak kodlanmıştır. Alan Xte kağıt toplayıcılara ulaşmak adına buz kırıcı teknikler ile ilerlenmiştir. Araştırmacı onlar gibi giyinerek takip etmiş, kent içerisindeki rotalarını belirlemiştir. Gözlemcinin gözlenen kitlenin bir parçası gibi davranarak deneyim üretmesi etnografik metodoloji kurgusunun da bir parçasıdır. Bir yandan yapılan görüşmeler doğrultusunda tabi oldukları depo ifşa edilmiş ve bu doğrultuda mekan çözümlemeleri yapılmıştır. Görüşmeler ve mekan çözümleri ile kentte belirledikleri rotalar çakıştırılarak çeşitli haritalamalar üretilmiştir. Böylelikle farklı çeviri biçimleri elde edilmiştir.
Sonuç olarak araştırmada gelinen noktada; kağıt toplayıcıların kent içerisindeki varoluş biçimlerinin göçebe ve rizomatik oluşu, ötekilik hallerinin getirdiği problem setlerine rağmen bu yaşam biçimini benimsemelerine sebep olan özgürlük hali ve mekan üretimini müsvetteleştirmeleri durumu politikleştirmekte, madunun izlerini çoklamaktadır. Dolayısıyla madun her zerresi ile kentte var olmakta, konuşmaktadır.