ULUSLARARASI TİCARET VE BÜYÜME İLİŞKİSİNİN DÖNGÜSEL EKONOMİ BAĞLAMINDA İNCELENMESİ


Arş. Gör. Dr. ŞÜHEDA BARAN

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Ticaret Üniversitesi, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof. Elçin Aykaç Alp

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

İktisadi büyüme, döngüsel ekonomi ve uluslararası ticaret arasındaki etkileşim, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları bir araya getiren kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışma, uluslararası ticaret ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi döngüsel ekonomi perspektifiyle değerlendirmekte ve bu etkileşimin sürdürülebilir kalkınma hedefleri bağlamındaki rolünü analiz etmektedir. Çalışmada ticari açıklık ve büyüme ilişkisi, döngüsel ekonomi ile birlikte ele alınmıştır. Avrupa Yeşil Mutabakatı, Emisyon Ticaret Sistemi ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi politika araçları ile Türkiye’nin mevcut konumu da bu çerçevede değerlendirilmiştir. Ampirik analizde, 2008–2022 dönemine ait 25 Avrupa Birliği ülkesinin panel verileri kullanılmıştır. Ticari açıklık ile kişi başına düşen gelir arasındaki ilişki Granger nedensellik testiyle incelenmiş; ülkeler nedensellik ilişkisi olanlar ve olmayanlar şeklinde iki gruba ayrılmıştır. Ek olarak, kişi başı gelir ve ticari açıklık düzeylerine göre Ward yöntemiyle yapısal benzerlik temelli kümeler oluşturulmuştur. Gruplandırmalar esas alınarak döngüsel ekonomi göstergelerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi panel veri analiziyle ve Driscoll-Kraay standart hatalarıyla test edilmiştir. Elde edilen bulgular gruplandırmalar arasında farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Bazı ülkeler yapısal göstergeler bakımından benzer kümelerde yer alsa da ticari açıklık ile büyüme arasında nedensellik ilişkisine sahip olup olmamaları bu ülkelerin döngüsel ekonomi değişkenlerine verdikleri tepkileri anlamlı biçimde farklılaştırmıştır. Bu durum, geleneksel sınıflandırmalarda sıkça başvurulan homojenlik varsayımının, döngüsel ekonomi politikaları bağlamında yetersiz kalabileceğini göstermektedir. Ülkelerin sadece gelir düzeylerine ya da ticaret açıklığı oranlarına göre gruplanması, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyecek nitelikte etkili politika bileşenlerinin tasarlanmasında yanıltıcı olabilir. Bu nedenle, hangi politika bileşeni inceleniyorsa, homojenlik varsayımı o politika aracı üzerinden yeniden tanımlanmalı hem yapısal benzerlikleri hem de nedensel ilişkileri dikkate alan çok boyutlu ülke sınıflamalarına yönelinmelidir.