Mekânsal Hafızanın Çocukluk Deneyimleri ile Kent Aidiyetine Katkısı
Akcan Şirin E., Kalkan C. A.(Yürütücü), Akimov Z.
TÜBİTAK Projesi, 2209-A - Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı, 2026 - 2027
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 2209-A - Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı
- Başlama Tarihi: Ağustos 2026
- Bitiş Tarihi: Ağustos 2027
Proje Özeti
Bu araştırma önerisi, çocukluk döneminde edinilen mekân deneyimlerinin, bireyin yetişkinlikteki kentsel aidiyet duygusunun oluşumu üzerindeki kritik rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüzdeki kentleşme dinamikleri, artan yapı yoğunluğu ve güvenlik endişeleri nedeniyle çocukların kamusal alanlarla olan etkileşimini ciddi şekilde kısıtlamakta; onları özel alanlara hapsolmuş veya kentin yalnızca pasif kullanıcıları haline getirmektedir. Bu durum, kimlik, bellek ve aidiyet gibi temel duyguların gelişiminde belirleyici olan çocukluk mekânsal deneyimlerini zayıflatan bir tehdit oluşturmaktadır.
Çalışmanın çıkış noktası, mevcut literatürün (Lynch, Hart, Chawla vb.) çocukluk deneyimlerinin önemini vurgulamasına rağmen, "çocuk dostu kent" uygulamalarının ve tasarım standartlarının genellikle fiziksel yeterliliklere (oyun parkları gibi) odaklanması, çocukların gündelik yaşamlarındaki sıradan mekânlarla (sokak, park, okul çevresi) kurdukları duygusal ve psiko-sosyal bağları yeterince incelememesidir. Bu araştırma, işte bu boşluğu doldurmayı hedefleyerek, çocuk-mekân ilişkisini aidiyet kavramı üzerinden psiko-sosyal ve duygusal boyutlarıyla anlamayı amaçlamaktadır.
Araştırmanın temel sorusu, çocukluk döneminde deneyimlenen kentsel mekânların fiziksel ve sosyal niteliklerinin, bireyin kentsel aidiyet duygusunun gelişimini nasıl etkilediğidir. Hipotezi ise, çocukların özgürce keşfedebildiği, sosyal etkileşime girebildiği ve kendilerini aktif bir katılımcı olarak var edebildiği mekânların, kentsel aidiyet ve mekânsal belleği olumlu yönde güçlendirdiği yönündedir.
Araştırmanın genel amacı, bu psiko-sosyal ve duygusal etkileri derinlemesine araştırmak ve aidiyeti güçlendiren/zayıflatan mekânsal dinamikleri tanımlayarak somut politika ve tasarım önerileri geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda dört ana hedef belirlenmiştir: 1) Konuya ilişkin kapsamlı bir teorik çerçeve oluşturmak, 2) Nitel yöntemlerle (haritalama, gözlem) çocukların mekânı nasıl deneyimlediğini ortaya koymak, 3) Mekânın hangi fiziksel (keşif imkânı, ölçek) ve sosyal (akran etkileşimi, güvenlik) niteliklerinin aidiyetle ilişkili olduğunu tanımlamak, 4) 12. Kalkınma Planı ile uyumlu, "Yaşanabilir Şehirler" ve "Toplumsal Kapsayıcılık" hedeflerine hizmet eden somut tasarım ilkeleri ve politika önerileri sunmak.
Araştırma yöntemi olarak, açıklayıcı sıralı karma yöntem benimsenecektir. İlk aşamada, farklı yaş gruplarından katılımcılarla anketler ve gözlemler yapılarak nicel veri toplanacak ve temel eğilimler istatistiksel olarak analiz edilecektir. İkinci aşamada ise, bu nicel bulguların altında yatan nedenleri anlamak için yarı-yapılandırılmış görüşmeler ve zihinsel haritalama gibi nitel teknikler kullanılacak; toplanan nitel veriler tematik analize tabi tutulacaktır. Bu yaklaşım, konuyu hem geniş ölçekte hem de derinlemesine anlama imkânı sağlayacaktır.