Yazılı basında Suriyeli göçmenlere yönelik nefret söylemi: Emani al Rahmun cinayeti örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Ticaret Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, MEDYA VE İLETİŞİM SİSTEMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZANUR SAADET YAŞAROĞLU
Danışman: AYDIN SENA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:15 Mart 2011 tarihinde Suriye'de başlayan halk hareketinin ardından gösterilerin devlet şiddetiyle acımasızca bastırılmasının ardından yüzbinlerce kişi yaşadığı yerleri terk ederek değişik ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Suriye'den göç etmek zorunda kalan dört milyona yakın mülteci Türkiye'ye sığındı. Doğal olarak kısa sürede böylesi büyük bir oranda yaşanan mülteci akını toplumda yeni etkiler ve tartışmaların ortaya çıkmasına da neden olmuştur. Suriyeli göçmenlere karşı farklı kesimlerin aldığı tutum ve yaklaşımlar, Türkiye'de son birkaç yıldır en hızlı yükselen kutuplaşma meselelerinden biridir. Bu çalışmada, haber medyasındaki temsillerin ve kullanılan dilin toplumsal değer ve tutumlarla ilişkisinden yola çıkılarak, yazılı basındaki Suriyeli temsilinin, nefret söylemi bağlamında, nasıl çerçevelendiğinin ortaya konulması amaçlanır. Çalışmada, Emani Al-Rahmun adında Suriyeli hamile bir kadının, 2017 yılında Sakarya'da bebeğiyle birlikte öldürülmesi olayı üzerinden bir söylem analizi yapılmıştır. Söylem analizi için, hükümet politikalarına yaklaşımları çerçevesinde iki zıt kutuptan ikişer gazete olarak Yeni Şafak, Yeni Akit, Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri seçilmiştir. Bu gazetelerde yapılan haber analiz çalışmasının sonucuna göre, gazetelerde Suriyelilere dair haberler temel olarak iki farklı şekilde çerçevelenmektedir. Bu yaklaşımlardan biri AK Parti hükümetinin Suriye meselesine dair söylemini takip eden, ensar ve muhacir kavramlarının merkeze konulduğu, dini terminolojiye sık referans verildiği bir çerçevelendirme biçimidir. Diğeri ise, iktidarın Suriyeli göçmenler meselesine ilişkin söylemine ve politikasına muhalif bir tutumun temel alındığı bir çerçevelendirme biçimidir. Bu çalışmada ilgili gazetelerin iktidara yaklaşım biçimlerinin ve politik duruşlarının, Suriyeli göçmenlere dair haberlerinde nasıl yansıdığı ve doğrudan etki ettiği ortaya konmuştur. Öyle ki, haberlerde yer alan ötekileştirici, ayrıştırıcı, ırkçı söylemler, yazılı basında Suriyelilere yönelik nefret söylemin kayda değer bir sorun olduğu ortaya koyar.