COVID-19 pandemisi döneminde yumuşak güç, kamu diplomasisi ve ulus markalama ilişkisinin mukayeseli bir değerlendirmesi: Çin ve Türkiye örnekleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Ticaret Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELAHATTİN ENSAR ÖZTÜRK
Danışman: ÇAĞLIYAN İÇENER ZEYNEB
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:COVID-19 pandemisinin, siyasi, ekonomik, diplomatik ve sosyolojik açılardan küresel çapta etkileri olmuştur. Pandeminin doğurduğu kriz ortamında, ülkeler arası diplomatik temaslar pandemi önlemleri nedeniyle asgari düzeye inmiş, kıt olan medikal malzemelere yönelik rekabetçi politikalarda artış gözlemlenmiştir. Bu gibi olağanüstü kriz anlarında, uluslararası siyasette iş birliği ve yardımlaşmaya ihtiyaç artmaktadır. Ülkelerin insani değerlere atıfla gerçekleştirdikleri dış yardımlar aracılığıyla, ülke adına olumlu bir imaj oluşturulmaya ve böylece (yumuşak) güç elde edilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada yumuşak güç unsuru olan kamu diplomasisi ve ulus/ülke markalama faaliyetleri pandemi krizi çerçevesinde ele alınmaktadır. Çalışmanın temel meselesi, pandemi krizi esnasında yürütülen kamu diplomasisi ve ulus/ülke markalama faaliyetlerinin, faaliyetleri yürüten ülkelerin ulus marka algılarında, imajlarında ve yumuşak güçlerinde nasıl değişimler meydana getirdiğidir. Vaka analizi yöntemiyle Çin ve Türkiye örnekleri üzerinden bu değişimler incelenmektedir. İki ülkenin uygulamış olduğu kamu diplomasisi ve ulus/ülke markalama faaliyetlerinin öncelikle hedef ülkelerin elitleri ve kamuoyları üzerinde, genel manada ise uluslararası arenada oluşturduğu yansımalara ek olarak Anholt-Ipsos ve Brand Finance Küresel Marka Endekslerindeki sıralamalarının mukayesesi, incelenen değişimi hem nitel hem de nicel olarak ölçmeyi mümkün kılmaktadır. Buna göre, virüsün çıkış yeri olması nedeniyle imajı zedelenmesine rağmen Çin'in yumuşak gücünü olumlu etkileyen kamu diplomasisi faaliyetlerini yürüttüğü, Türkiye'nin ise yoğun faaliyetleriyle yumuşak gücünü artırdığı hâlde ulus marka algısı ölçümlerinde marka algısını artıramadığı görülmektedir. Bu durum ulus/ülke markalaması açısından eksikliğin olduğunun bir göstergesidir.